• Dut yemiş bülbül gibi susuyorlar…

    Jeotermalciler gece yarısı zehirli sularını tarım alanlarına bırakarak çevre kirliliğine çanak tutuyor. Jeotermal bacaları hem gece yarısı, hem de hafta sonları bacalarını sonuna kadar açarak gökyüzüne bacasız filtresiz çıkan dumanları arasından zehirli kükürtlerini üstümüze salıyor.

    19:12:51 | 2016-11-07

     

    Bu kenti yönetenlerin ağızlarını bıçak açmıyor,

    Herkes sus pus olmuş.

    Gözleri kör olmuş,

    Kulakları sağır olmuş.

    Dilleri lal olmuş (Tutulmuş)

    Kafalarını kuma sokmuşlar.

    Yazıklar olsun size.

    Kafanıza kuma sokan deve kuşları gibi olup bitenleri görmek istemiyorsunuz.

    Elin adamı (sözün gelişi elin adamı diyorum) taa Karabük ten geldi 4 gün içinde yaptığı Aydın gezileri sırasında her şeyi gördü yazdı.

    Karabük Gazeteciler Cemiyeti Başkanı değerli meslektaşımız Semih Gülen kendi gazetesi “Karabük Gündem”deki köşe yazısında çok geniş bir şekilde anlatmış.

    Özellikle Aydın’ın turizminden Sanayisine, Tarımından ticaretine her şeyini yazmış. Büyük Menderes Nehri’nin kirliğine dikkat çekerken, bu kentin başına bela olan Jeotermal santrallerinin başımıza ne dertler açtığından özellikle söz etmiş.

    Bizler jeotermal konusunu hep gündemde tutmaya devam edeceğiz.

    Türkiye’de yüzde 80 Jeotermal kuyularının bulunduğu Aydın’da kanser vakaları arttı ise, tarım alanları kirlendi ise, incir ve zeytin ağaçlarının yanı sıra diğer bitkilerin de kuruduğu bu yörede daha ne zamana kadar Jeotermaller başıboş denetimsiz çalışacaklar.

    Halk feryat ediyor.

    Kanser oranları artınca ölümlerde buna bağlı olarak artmış.

    Tarım yok edilmeye çalışılıyor.

    Tarım İl Müdürlüğü ve Çevre İl Müdürlüğü koltuğunda göbeğini büyütüyor.

    Sağlık Müdürlüğü bunları görmüyor.

    Jeotermalciler gece yarısı zehirli sularını tarım alanlarına bırakarak çevre kirliliğine çanak tutuyor. Jeotermal bacaları hem gece yarısı, hem de hafta sonları bacalarını sonuna kadar açarak gökyüzüne bacasız filtresiz çıkan dumanları arasından zehirli kükürtlerini üstümüze salıyor.

    BUNLARIN AYDIN’A KATKISI YOK Kİ!..

    Bire yüz katarak kazanç sağlayan Jeotermal şirketleri yıllardır Aydın’ı kirlettiği gibi, kazandıklarını da burada değil geldikleri yerlere götürdüler. Hiç birisi Aydın’ın sosyal etkinliklerinde veya hayır kurumunda eserleri bile olmadı.

    Köşk Yavuz köydeki MB Holdingin sahibi Sayın Muharrem Balat kirli ve zehirli sularını yıllarca özel bir boru aracılığı ile Menderes Nehrine akıtarak nehrin kirlenmesine çanak tuttu. Bunları kapatmak açısından geçtiğimiz hafta valilikte okul yaptırmak için protokol yapıyor.

    Tebrik ederim Sayın Balat. Yıllarca kirlettiğiniz ve zehirlediğiniz Menderes nehrini bu davranışınız kurtarmaz. Sıkışınca şirin görünüp olayları kapatmaya çalışsanız bile yemezler onu. Zaten yaptığınız okulun masraflarının tamamını vergiden düşerek bir cebinden diğer cebine indireceksin. Sahipsiz meydanda cirit atmak kolaydır. Germencik’teki GÜRİŞ ve MAREM şirketleri de geceleri zehirli sularının ekili alanlara bırakarak çevre katliamı yaratıyor.

    Bunlara kim dur diyecek.

    Elbette biz de bu yetkiliyi aramaya başladık. İnsanlar bu kenti terk etmeye başladı. Yatırım yapmak isteyenler rotayı başka kentlerde arıyor. Turizmin gelişmesine balta vuruluyor…

    TOPUKSUZ EFE DE “TAVŞANA KAÇ TAZIYA TUT” DİYOR…

    Aydın’ın havasını suyunu ve en önemlisi de sağlığını bozan Jeotermal şirketlerine Aydın’ın “Topuksuz Efesi” Özlem Çerçioğlu da göz yumuyor.

    Nemi yapıyor?

    Zaman zaman Çevreci kuruluşların yanında şova yönelik görüntü vermeye çalışıyor.

    Oysa ki bu şirketlere İşletme Ruhsatı vererek Aydın’ın sağlığını hiçe sayıyor. Zaten bu kentin içi adeta köstebek yuvasına döndü. Cadde ve sokaklar yaz-boz tahtası gibi bir kazılıyor, bir bozuluyor. Şehrin içinde adım atacak yer kalmadı. Trafik arapsaçına döndü. Hava kirliliği desen ha keza. Doğalgaz ve diğer firmaların aynı anda üç mahallede birden alt yapı çalışması başlatmasına kim izin veriyor? Kaldı ki birisi bitip diğerine başlansa hiç de sıkıntı olmayacak.

    Zaten geçmişte yapılan ve siyasilerin ağzında adı “yolsuzluk meydanına” çıkan ünlü kent meydanının hali ortada.  Lime lime dökülmeye başladı.

    Seçim öncesi 21 daldı battı yapacağım diyen, ancak sadece ikisini yapan Çerçioğlu, Kuşadası Turizmine de adeta balta vurdu. Kadınlar denizi bölgesindeki üst geçit çalışması yüzünden Kuşadası perişan oldu. Yankıları ve tepkileri hala devam ediyor. Vatandaş o kavşak için eylem yapıyor. Bunları da görmezlikten geliyor.

    NEDEN SUSUYORSUNUZ?

    Özellikle Jeotermaller konusunda Sayın Validen ses seda yok.

    Çevre ve Şehircilik Müdürü kafasını kuma sokmuş duruyor.

    Tarım Müdürü, Sağlık Müdürü, Aydın’ın milletvekilleri,

    Bunlar nerde?

    Hadi yüreğiniz varsa bu konuda yaptığınızı ortaya koyun.

    Aydın’ın en önemli konusu Jeotermal kuyuları varken kimse araya bir şeyler karıştırmaya çalışmasın.

    Yediği içtiği kente katkısı olmayan her kim olursa olsun

    Bu da onlara kapak olsun.